|
|
|
İÇİNDEKİLER |
ÜÇ KARINCA
Üç karınca güneş altında uyumakta
olan bir adamın burnunda karşılaştılar. Ve her biri kendi kabilesinin adetlerine göre
birbirini selamladıktan sonra konuşmaya başladı. İlk karınca şöyle dedi, “Bu
tepelerle ovalar gördüğüm en çok çorak yerler. Bütün gün boyunca yiyecek aradım
ama hiçbir şey bulamadım.” İkinci karınca dedi ki, “Bende köşe
bucak her yere bakmama rağmen hiçbir şey bulamadım. Sanırım burası halkımın, hiçbir
şeyin yetişmediği yumuşak ve hareket eden topraklar, dediği yer.” Sonra üçüncü karınca başını
kaldırdı ve dedi ki, “Dostlarım, şu anda güçlü ve sonsuz olan Yüce Karınca’nın
burnunda dikiliyoruz, onun bedeni o kadar büyüktür ki, onu göremeyiz gölgesi o kadar
geniştir ki onu aşamayız, sesi öyle yüksektir ki, duyamayız ve o her zaman ve her
yerde bulunur.” Üçüncü karınca bunları söyleyince
diğer ikisi birbirine bakıp gülüştü. Ve o anda adam hareket etti ve
uykusunda elini kaldırıp burnunu kaşıdı ve üç karınca da ezildi. H.C. |