|
|
|
İÇİNDEKİLER |
YONTTUM... TAPTIM... KIRDIM..! Gören izlenir, bilen sorumludur ve
veren el alıcı olacaktır. İnsan nedir ki; beride şefkat,
karşıda zulüm, her iki taraf’a da aynı istekle vuran bir sarkaç. Tamah ettiği bir
çok şeyi ıstırap metahı haline getiren o değil mi? Kendisi için şatolar yükseltirken
başkalarına zindanı layık gören yine o. Fethederken bile yoketmeyi başaran bir
başka canlı var mı acaba? Çeliğe su verir usta, fanatikler
kılıç çalar birbirlerine. Bilgeler yol gösterir ve kavga başlar. Mimarların işi
mamur hale getirmektir beyinleri. Çarpışmanın kaç şiddetinde olacağını hesaplar
matematikçi. Uygun an yakalanmıştır, çizmelerini giyer zaman. Olgunlaşır yapıcı
ruh, sabırdan çileden ve umuttan bir medeniyet şekillenir. Çekiç sesleri gelir atelyelerden, ateşte
dans eder fikir. Ellerin nasırından özlenen bir “yontu” belirir. Umuda sarılır yürekler
ışık olur. “YONTTUM” der usta. “Gittim, gördüm, yendim.” Bir keşif
bir nara. Bu söz normal bir insanı dahi sezarlaştırabilir. Kılıçla kazanılan her
utkuda bir inilti duymayan kim varsa Sezar’dır. Çünkü her fetih gizli bir
kaybetmenin öyküsüdür aynı zamanda. Savaşın mantığı bu; cedelleşmenin olduğu
yerde zavallılar için yenilgi vardır. Yani, bir avuç kahraman bir sürü muzdaribin
omuzunda yükselir. Bu bir ikilem, bir kısır döngü. Bir tarafta güç, diğer tarafta
vicdan. Demirle merhametin kıtali bu. Yontu hayranlıkla seyreder kendini,
secde ister tebasından kaba kuvvet. Yorulmuştur yapıcı ruh dermanı kesilmiştir
zamanın, deveran durur. Şaşkın bir duruşmanın sonunda “TAPTIM” der insan. Hakikat herkese yar olmaz çünkü
farkedilmesi zor. Kendini afişe etmekten hoşlanan, her yatağa râm olabilecek fahişe,
yalandır. Kılıç kan ister, yontu gözyaşı. Piramit bir taşın altında kaç zavallının
can verdiği ile ilgilenmez. Her kölenin içinde bir isyanın dolaştığını bilmez
firavun. İhtişama çevirir yüzünü ve sadece gücün semirmesine bakar o. Desinlerle karın doymaz. Yanyana görülmez
kırbaçla sevgi. Homurtular başlar, itiraz sesleri yükselir. İçinden çıkarır
isyanı bir köle, başa geçer, kol kanat olur diğerleri. Yere geçirilir ne varsa,
paramparça olur yontu. Taptaze bir arzu, tanık olunmayan bir zaferi heceler. “Kırdım”
der devrimci. Ve doğrulur zaman, çizmelerine doğru
yola koyulur. |